27 Nisan 2026 tarihinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın tanıttığı “Türkiye Yüzyılı Yatırım İçin Güçlü Merkez Programı”, iş dünyasına yönelik köklü vergi değişikliklerini ve tartışmalı bir “Varlık Barışı” uygulamasını içeriyor. İhracatçıları destekleme ve ülkeye sıcak para çekme amacı güden bu paket, finans çevrelerinde seçim hazırlıkları ile ilgili yorumları da beraberinde getirdi.
İHRACATÇILARA ÇİFTE KAZANÇ, FİNANS MERKEZİNE VERGİ MUAFİYETİ Yeni ekonomi paketinin merkezinde Kurumlar Vergisi indirimleri bulunuyor. İmalat yapan ve ihracata odaklanan firmalar için maliyetleri azaltmayı hedefleyen bu düzenlemenin detayları şu şekilde: Mevcut %20 olan Kurumlar Vergisi, imalatçı ihracatçılar için %9’a, genel ihracatçılar için ise %14’e düşürülüyor. İstanbul Finans Merkezi’ne (İFM) taşınan şirketler için 20 yıl süreyle vergi muafiyeti tanınırken, transit ticaretteki vergi oranı sıfırlanıyor. Son 3 yılda Türkiye’de mükellefiyeti olmayanların yurtdışı gelirleri 20 yıl boyunca vergiden muaf tutulacak; bu grup için veraset ve intikal vergisi ise sadece %1 olarak belirlenecek.
YENİDEN GÜNDEME GELEN VARLIK BARISI Paketin en dikkat çekici ve tartışmalı maddesi ise yeniden gündeme getirilen Varlık Barışı uygulaması. Yurtdışındaki para, altın ve menkul kıymetlerin %2-3 gibi düşük bir vergi oranıyla ülkeye getirilmesini öngören bu düzenleme, “vergi incelemesi yapılmaması” garantisini de beraberinde sunuyor.
KARA PARAYLA MÜCADELEDE YENİ BİR ADIM AK Parti, 2008 yılından bu yana bu yöntemi yedi kez kullanarak kayıtdışı parayı sisteme entegre etmeye çalıştı. 2008 ve 2013 yıllarında %2 vergi oranıyla atılan ilk adımlar, 2016-2021 yıllarında sürekli uzatılan süreler ve yeni yasalarla “kaynağı belirsiz” paranın girişini teşvik etti. 2022’de ise getirilen varlığın bir yıl boyunca tutulması halinde vergi oranı %0’a kadar indirildi.
ULUSLARARASI STANDARTLAR ÜZERİNDE GÖLGELER Uzmanlar, “parayı getir, kaynağını sormayacağım” yaklaşımıyla hazırlanan bu düzenlemelerin Türkiye’nin uluslararası alandaki imajını olumsuz etkilediğine dikkat çekiyor. Türkiye, kara paranın aklanması ve terörün finansmanıyla mücadelede uluslararası standartları karşılamadığı gerekçesiyle 2021 yılında Mali Eylem Görev Gücü (FATF) tarafından “gri listeye” alınmıştı. Yeni paketin, bir yandan yatırımcı güvenini artırmayı hedeflerken, diğer yandan uluslararası finans otoritelerinin kara para konusundaki denetim baskısını yükseltebileceği ifade ediliyor.