Kahramanmaraş’ın Afşin-Elbistan bölgesinde bulunan Afşin-Elbistan A Termik Santrali önünde, çevre örgütleri ve sivil toplum kuruluşları bir araya gelerek, planlanan yeni ünitelerin ÇED olumlu kararına karşı çıkışlarını duyurdular. Açıklamada, “Afşin-Elbistan, Türkiye’nin enerji politikaları açısından kritik bir dönemeçtir. Türkiye, yeni kömürlü santral inşa etmemelidir. Bu projeye derhal son verilmelidir” denildi.
Çevre aktivistleri, meslek odaları ve vatandaşlar, termik santral önünde düzenledikleri basın toplantısında, yeni kömür projelerinin yaşam alanlarına ve sağlığa olan etkilerini vurguladılar. Elbistan Hayatı ve Doğayı Koruma Platformu’ndan Mehmet Dalkanat, “Kömürün gölgesinde yaşayanlar olarak, kömürsüz bir gelecek mümkün ve acil” ifadelerini kullandı.
Dalkanat, uzun yıllardır birkaç şirketin çıkarları yüzünden ekosistemin zarar gördüğünü belirterek, “Hava, su ve toprak kirliliği artmakta. Sesimizi duyurmaya çalıştığımızda ise yasaklar, baskılar ve hukuki yaptırımlarla karşılaşıyoruz” dedi. Ayrıca, ÇED olumlu kararının bilimsel verilerle halk sağlığına zarar verdiğini savunarak, bu projenin yaşam ve sağlık hakkını ihlal ettiğini dile getirdi.
Dalkanat, projenin Türkiye’deki tek yeni kömürlü termik santral projesi olduğunu vurgulayarak, “Bu durum, Türkiye’nin iklim krizine karşı attığı adımlar açısından büyük bir sınavdır. Yeni kömürlü santral inşası durdurulmalıdır” diye konuştu. Aynı zamanda, Muğla’nın Milas ilçesinde acele kamulaştırma ile yerlerinden edilen köylülerin durumuna da dikkat çekerek, işçi hakları için mücadele eden gruplara destek verdi.
Dalkanat, kömürün yalnızca bir enerji kaynağı değil, aynı zamanda temiz hava hakkını ihlal eden bir tehdit olduğunu belirterek, “Kömür, grizu patlamaları ve sağlık sorunları ile toplumsal eşitsizlikleri derinleştiriyor. Artık yeter diyoruz. Kömürden adil ve acil bir çıkış talep ediyoruz” şeklinde konuştu.
Son olarak, kömürlü termik santrallerin kapatılması ve alternatif, sürdürülebilir enerji politikalarının hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı. “Kamu yararını ve bilimi önceliklendiren enerji politikaları izlenmeli ve kömürün vadesi dolmuştur. Başka bir yol mümkün; enerji demokrasisi ile halk için adil ve sağlıklı bir yaşam inşa edebiliriz” diye ekledi.