Atilla Yeşilada, Türkiye’nin mevcut demografik yapısının ve ekonomik koşullarının, kamu borçlarının artışına neden olabileceği konusunda uyarılarda bulundu. Küresel piyasalarda yaşanan gelişmelerin ardından, Merkez Bankalarının karşı karşıya olduğu zorluklar gün yüzüne çıkıyor. Yeşilada, ParaAnaliz’deki yazısında, 2026 yılından itibaren uzun süreli bir “pahalı para” dönemine gireceğimizi belirtiyor. Bu sürecin tetikleyicisinin Brent petrol fiyatlarının 120 dolara yükselmesi olduğunu ifade ediyor.
Körfez Krizi’nin derinleşmesi ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin OPEC’ten ayrılması, enerjinin maliyetinin kalıcı hale gelmesine yol açtı. Uzmanlar, petrol fiyatlarının 1-1,5 yıl boyunca 100 doların altında kalmasının beklenmediğini vurguluyor. Bu durum, geçici fiyat artışlarının ötesinde, orta vadeli enflasyon beklentilerini artırarak “her alana sızacak kalıcı maliyet baskıları” oluşturuyor. Sonbaharda, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası dahil olmak üzere gelişmekte olan ülkelerde yeni bir parasal sıkılaştırma dalgasının kaçınılmaz olduğu belirtiliyor.
Ayrıca, Wall Street’in büyük umutlar beslediği yapay zeka devriminin bile bu durumu düzeltme konusunda yeterli olmayacağı, yüksek elektrik maliyetleri ve belirsizlikler nedeniyle birçok yapay zeka şirketinin başarısız olma riski taşıdığı ifade ediliyor. Kamu borçlarının ise II. Dünya Savaşı’ndan bu yana en yüksek seviyeye ulaştığına dikkat çekiliyor. ABD’nin kamu borcunun GSYH’ye oranının 2030’da yüzde 142’ye ulaşması beklenirken, yaşlanan nüfus, artan silahlanma harcamaları ve iklim değişikliğinin maliyetleri, devlet bütçelerini zora sokuyor.
Yeşilada, Türkiye özelinde, Mart ayında geniş kapsamlı işsizlik oranının yüzde 31’e ulaşmasının, çalışan nüfusun emekli nüfusunu finanse edemeyecek bir duruma geldiğini gösterdiğini belirtiyor. SGK’nın bütçe üzerindeki yükü arttıkça, kamu borçlarının da artacağını ve reel faizlerin dolar bazında yüzde 10 seviyelerine ulaşması durumunda yabancı yatırımcıların ülkeden kaçışa geçeceğini öngörüyor. Yeşilada’nın mesajı ise oldukça net: Kamu borçları, ya enflasyon yoluyla sonsuz para basılarak eritilecek ya da gelecek nesiller 1000 dolarlık banknotlarla duvar kağıdı yapmaya mahkum kalacak.